Julie Mehretu’nun Çok Katmanlı Büyük Dünyası

Etiyopya doğumlu Amerikalı görsel sanatçı Julie Mehretu, çok katmanlı, büyük ölçekli soyut manzara resimleriyle tanınıyor. Onun eserleri, çağdaş sanat piyasasında en yüksek değerlere ulaşan işler arasında yer alıyor. Soyut sanata yeni bir soluk getiren ve Time dergisi tarafından "2020’nin En Etkili 100 İnsanı" arasında gösterilen Mehretu’yu mercek altına aldık.
Julie Mehretu, Landscape Allegories, 2004

Addis Ababa’da 1970 yılında doğan Julie Mehretu, 20 yılı aşkın süredir resim pratiğini sürekli derinleştiren özgün ve düşündürücü bir dil geliştirdi. Tuvalinde Babil stelalarından mimari çizimlere, Avrupa tarih resminden Afrika’daki özgürlük hareketlerinin sembollerine kadar geniş bir tarihsel referans alanı oluşturdu. Sanatçı, ölçek, mimari, manzara ve son dönemde figüratif ögelerle oynayarak izleyiciyi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. 

Onun sanatı, göç, kapitalizm ve iklim değişikliği gibi sistemlerin insan hayatı üzerindeki etkilerini sorgularken eserleri yalnızca biçimsel değil, kavramsal olarak da çağın nabzını tutuyor.

Mimari dili yalnızca mekânla ilgili bir metafor olarak değil, iktidar alanları ve iktidar kavramlarıyla ilgili bir anlatı olarak görüyorum.

Julıe Mehretu

Guggenheim (New York) ve Louisiana Müzesi (Danimarka) gibi prestijli kurumlarda sergiler açan Mehretu’nun en dikkat çekici işlerinden biri ise, Goldman Sachs için ürettiği 24 metre uzunluğundaki Mural adlı çalışması oldu. Kapitalizmin tarihinden ilham alan bu eser, The New Yorker yazarı Calvin Tomkins tarafından “son on yılın en iddialı resmi” olarak nitelendirildi.

Mural - Julie Mehretu
Mural – Julie Mehretu

Resmin mimarinin bir parçası olduğu modernist geleneği düşünüyordum. Aynı zamanda aşağı Manhattan’ın anlatısını da aklımdan geçiriyordum; buranın şehrin çıkış noktası olduğunu ve New York’un bugün bildiğimiz hâline gelmesinde nasıl bir merkez rol oynadığını. Tüm bu katmanlar işte.

Julıe Mehretu

2017 yılında SFMOMA lobisi için yaptığı HOWL, eon (I, II) adlı devasa eserler o kadar büyüktü ki, Harlem’de bir katedrali geçici atölyeye çevirmek zorunda kaldı.

Howl - Julie Mehretu
Howl – Julie Mehretu

Mehretu’nun İstanbul’la da özel bir bağı var. 2003 İstanbul Bienali için ürettiği Empirical Construction, Istanbul adlı eseri, şehrin tarihsel çok katmanlılığına bir saygı duruşu niteliğinde. Roma, Bizans ve Osmanlı gibi imparatorluklara başkentlik yapmış bu kadim kente bakışı, Ayasofya’nın sessiz merkezinde somutlaşıyor.

Sanatçının üretim süreci oldukça katmanlı: fotoğraflar, haritalar, mimari çizimler ve hatta video oyun teknolojilerinden alınan görselleri tuvale yansıtarak izler, onları siler, yeniden ekler. Tüm bu katmanları ince akrilik tabakalarla birbirinden ayırarak derinlikli bir yapı kurar. “Görsel, politik ya da kavramsal olarak ilgimi çeken kaynaklarla çalışıyorum,” diyen sanatçı, tüm bu materyalleri parçalayarak yeniden bağlama oturtur ve “resminin DNA’sına” yedirir.

Eserleri, küreselleşen dünyanın bilgi akışlarını, politik ve kültürel kırılmalarını yansıtan görsel bir metafor olarak yorumluyor. Aslında kendi yaşam öyküsü de bu bakışın temelini oluşturur: Etiyopyalı bir baba ve Amerikalı bir annenin çocuğu olan Mehretu, 1977’de ülkedeki askerî baskıdan kaçarak ailesiyle ABD’ye göç etti. Bu diasporik deneyim, sanatına “psikocoğrafyalar” adını verdiği zaman, mekân ve hafızaya dair bir katman daha ekler. Mesela Invisible Line adlı eseri başlangıçta New York mimarisine odaklanmışken, 2010 Mısır Devrimi’nin patlak vermesiyle yön değiştirir: 

Çalışma sırasında bir yandan Al Jazeera’yı canlı izliyorum… mimariye bakarken birden Afrika’ya dönüyorum… sonra resim, çizim üzerine çizim, katman üzerine katmanla büyümeye başlıyor.

Julıe Mehretu
Epigraph, Damascus - Julie Mehretu
Epigraph, Damascus – Julie Mehretu

2024 yılında Whitney Museum’a 25 yaş altı ziyaretçilerin ücretsiz giriş yapabilmesi için 2 milyon dolar bağışlayan Mehretu, sanatın erişilebilirliği konusundaki duyarlılığını bir kez daha gösterdi.

Sanat üretimine durmaksızın yenilik katan Mehretu, Düsseldorf’taki Kairos sergisinde sergilenen TRANSpaintings ve 2022 tarihli Panoptes gibi eserlerle dikkat çekiyor. Aynı zamanda BMW’nin 50. yılına özel Art Car projesinin son sanatçısı olarak tarihe geçti. Kendisinin mekan, hareket ve enerjiyi merkeze alan ikonik çalışması, Alexander Calder’in 1975 tarihli ilk Art Car’ıyla birlikte Türkiye’de, Contemporary Istanbul’un 20. edisyonunda ilk kez sergileniyor.

BMW Art Car #20 - Julie Mehretu Fotoğraf: Tereza Mundilová ©BMW AG
BMW Art Car #20 – Julie Mehretu Fotoğraf: Tereza Mundilová ©BMW AG

Kapak Fotoğrafı: Landscape Allegories – Julie Mehretu, 2004

İlginizi Çekebilir!
CI BLOOM: Değer Yaratan Küresel Bir Sanat Köprüsü