Kan Bağı mı Gönül Bağı mı: Aile Nedir?

Tarih boyunca savaşlara, göçlere, salgın hastalıklara, depremlere, felaketlere, devletlerin yıkılmasına ve devletlerin kurulmasına şahit olan aile kurumu, tüm bunlara rağmen 21. yüzyılda da varlığını yıkılmayan yegâne kurum olarak devam ettirmektedir. Peki aileyi tüm bunlara dayanacak kadar diğerlerinden farklı yapan nedir? Kan bağıyla bağlı olmak mı? Sonsuz bir minnet ve şefkatle bir grup halinde yaşamak mı?
The Family Of Sir William Young - Johan Zoffany, 1767

Hane Halkı mı, Kan Bağı mı?

Catherine Bonvalet, Éva Lelièvre ile yürüttüğü araştırmada, aile ve yuva kavramları arasındaki farka odaklanarak ailenin mekân kavramına bağlı olarak nasıl yeniden anlam kazandığını inceliyor. Bu bağlamda yuvayı, aynı evi paylaşan bireyler olarak değerlendiriyor. Burada İngilizce ‘household’ olarak tanımlanabilecek ‘ménage’ kavramını her ne kadar yuva olarak çevirsek de Bonvalet’in bu kavramdan kastı, aynı evi paylaşan bu bireylerin, duygusal zeminde bakılmaksızın hane halkı olarak değerlendirilmesidir. Ancak genel algıya bakıldığında ailenin, yuva (household) olarak kabul edildiğinin altını çizen Bonvalet ve Lelièvre, ailenin yuvadan daha fazlası olduğunu savunuyorlar ki tam olarak bu ekstra değerler onu, tarih boyunca ayakta tutuyor. Bir diğer yandan aile ve hane kavramı o kadar birbiri içine geçmiştir ki Fransız tarihçi Jean-Louis Flandrin’e göre artık bu iki kavram her ne kadar aralarında gözle görülür bir fark barındırsa da birbirine denk sayılmaktadır. Ancak bu yalnızca 20. yüzyıl ve sonrasına özgü bir algı değil, Flandrin’e göre 16. yüzyıldan itibaren kalıplaşmış bir yargıydı. 

Aile kavramı, bugün en yaygın tanımda birleşmiş halde bulunan birlikte ikamet etme düşüncesi ile akrabalık düşüncesi arasında bölünmüş durumdaydı. Gerçekten de bu sözcük, çok daha sık olarak birlikte oturmayan akrabalar topluluğunu çağrıştırıyordu; ayrıca yaygın biçimde, kan bağı ya da evlilikle zorunlu olarak bağlı olmayan birlikte yaşayan kişiler topluluğunu da ifade ediyordu.

Jean-LouIs FlandrIn, 1976, Famılles, parenté, maıson, sexualité dans l’ancıenne socıété, Parıs, Édıtıons Hachette, collectıon ‘’Le temps et les hommes
©Midjourney
©Midjourney

Ailenin, tam olarak hane nüfusu üzerinden değerlendirildiği demografik yaklaşım ise devlet faktörüyle oluşturulmuştur. Buna karşın ailenin yüzyıllar boyu yıkılmadan devamlılığını sağlayan bu istatistiksel bakış açısı değil, karşılıklı dinamik ilişki ağıdır. Ancak aileyi yalnızca hanedeki birey sayısı olarak kabul eden bu genelleme, devletin nüfus sayımında, bir evde yaşayan bireyleri sayarak genel bir sonuca varmasıyla şekillenmiştir. Yani, devlet kan bağı ilişkileri ya da gönül bağı ile şekillenen kompleks aile ilişkilerini hesaba katamayacağı için en rasyonel ve nesnel sonucun, bir haneyi bir aile olarak kabul etmek olduğu üzerine uzlaşmıştır. Aile, devlet faktörüyle anketlerde ve nüfus sayımında, hanedeki birey ölçütüne indirgenmiştir. Böylece hane ve aile kavramları birbirleri ile eşleşerek aile ve hane arasındaki ayrımı bulanıklaştırmıştır. Aile ve hane halkının birbiriyle çeliştiği birçok durumda ise o bireylerin aile kabul edilip edilemeyeceği tartışılmaktadır. Örneğin, iş, eğitim veya başka bir sebeple, bir süre için evi terk eden aile üyesi, o süre boyunca hanede ikamet etmediği için aileye dahil değil midir? Bu örnek özellikle boşanmış ebeveynlere sahip çocukların, ebeveynler farklı evlerde yaşadığı için çocuğun iki ayrı aileye mi yoksa ebeveynler aynı hanede yaşamadığı için çocuğun ailesinin yok mu olduğu tartışılmaktadır. Makale Fransa’da küçük çocuğuyla yaşayan boşanmış veya dul bir annenin aile sayılmadığını eleştirerek tezini destekliyor. Bir başka örnek ise özellikle Türkiye’de görülen, bir süreliğine veya kalıcı olarak ailenin büyüklerinin (üst soy) haneye dahil olmasıyla, aile genişlemiş olup olmadığıdır. 

The Artist and His Family - James Peale Sr., 1771 - Aile Nedir?
The Artist and His Family – James Peale Sr., 1771

Bonvalet ve Lelièvre’nin araştırması, ailenin hane halkı üzerinden tanımlanmasının yol açtığı çelişkileri detaylandırırken, devletin demografik istatistiklerde boğulduğunu ve kan bağını göz ardı ettiğini eleştirir. Fakat her ikisine de eleştirel gözle bakan sosyologlar için kan bağı da yeterli sebep değildir. Bu teze verilen en klasik örnek ise en basit olanıdır: evli bir çift arasında bir kan bağı yoktur, ancak aile oldukları tartışılmazdır. Bu noktada çocukları olmadığı varsayılarak kurulan ailede hiçbir kan bağı olmaksızın aile olunduğu vurgulanmaktadır.

21. Yüzyılda Yeni Aile Formları

Bonvalet ve Lelièvre, bireyin gruba dahil olarak aileyi oluşturabileceği gibi, bir grubun da bireyi kendine katarak aile oluşturabileceğini savunur. Böylece aile, yalnızca kan bağı, aynı evde ikamet etme veya evlilik gibi şartların dışına çıkarak yeni bir form da alabilmektedir. Mario Puzo’nun yazdığı roman üzerinden çekilen, 1972 yılında gösterime giren Francis Ford Coppola’nın yönettiği Godfather filmi bunun en gözle görülür örneklerinden biridir.

Ailesiyle vakit geçirmeyen bir adam, asla gerçek bir adam olamaz.

Godfather, 1972
Godfather, 1972 - Aile Nedir?

Coppola’nın Godfather filminde de işlendiği üzere aile, örgütsel bir kavramdır. Kan bağı olsun veya olmasın sadakat, gönülden bağlılık, emek ve adanmışlık gerektirir. Aile bunun bir sembolüdür. Manevi anne ve manevi babalık durumlarının da önemini açığa çıkaran film, bu sadakatin ve gönül bağlılığının tek yolunun kan bağı olmadığını gözler önüne sermektedir. Aile, uğruna yapılacakların sınır tanımamasıdır. 

İnsanların kendi kanından olmamasına rağmen evlatlık çocuk edinmesi ve onu özenle büyütmesi, kan bağı olan bir evlatla aralarında bir fark gözetmeksizin hep birlikte bir aile kurmaları, yeni aile biçimlerinin kalıplardan sıyrıldığını göstermektedir. Ancak bu durum, devletin aileyi istatiksel verilere dökmesini zorlaştırmış ve bu nedenle de resmiyete taşınmamıştır.

Diğer bir yandan Hristiyanlıkta görülen vaftiz sonrası çocuğa bir vaftiz annesi ya da vaftiz babası belirlemek- yani bir manevi anne veya bir manevi baba- ve hayattaki rol modelinin o olduğu varsayılarak yapılan bu uygulamada, doğan çocuğun vaftiz annesi veya vaftiz babası, anne ve babanın yokluğunda velayeti alma hakkında sahip olabilmektedir. Böylece aile, yeni bir form kazanmaktadır.

Kapak Fotoğrafı: The Family Of Sir William Young – Johan Zoffany, 1767

İlginizi Çekebilir!
Kendini Koruma Sanatı: Kitle Psikolojisine Direnme Yolları