Trajik İnanç ve Estetik Vazgeçiş: Kierkegaard’la Bir Berserk Okuması

6 Mayıs 2021 tarihinde, insanlık varoluşundan beri yetiştirdiği en büyük sanatçılardan birini kaybetti. Manga ve çizgi edebiyatından uzak insanlar için bir şey ifade etmeyen bu isim, aslında eserlerinde çok daha fazlasını; insanlığı, korkuları, varoluşu ve insanlık denince aklınıza gelen kavramları anlattığı bir evren yarattı. Bu yazıda, insanlığın büyük kaybı Kentaro Miura ve onun efsanevi eseri Berserk’i inceleyeceğiz.
Berserk

Yazı, genel okuyucunun eseri bilmeme ihtimalinden dolayı iki farklı fazda ilerleyecektir. İlk faz, eserin ana hikayesi ve yaratıcısı Miura’nın çizim tarzı üzerine olacaktır. Diğer fazda ise iki ana karakter Guts ve Griffith’in kişilik analizleri yapılacaktır. Bu iki karakteri analiz ederken Søren Kierkegaard’ın Korku ve Titreme kitabındaki fikirlerini baz alınacaktır..

Berserk - Guts Karakteri

1989 yılında Kentaro Miura, ölümüne kadar devam edeceği bir eser yarattı. Ana karakterin adı Guts — evet, bağırsak anlamına gelen Guts. Bebekken ölü biyolojik annesinin bağırsakları arasında bulunduğu için bu isimdedir. Onu bulup sahiplenen kişi Shisu’dur ve Guts’ı gerçekten çocuğu gibi sahiplenir. Lakin Shisu’nun hayatındaki kişi Gambino, her zaman Guts’tan nefret eder; onu lanetli olarak görür. Shisu’nun ani ölümü, bu düşüncesini güçlendirir. Tüm bu nefretle birlikte, Guts’ı en çok etkileyen iki karakterden biri olduğu söylenebilir.

Başlangıçtan ve hâlâ devam eden hikâyesinde Guts’ın en çok içselleştirdiği özelliği, ona savaşmayı Gambino’nun öğretmiş olmasıdır. Aynı zamanda onu bir paralı askere satarak, kimseye güvenmemesini doğuracak iğrenç şeyler yaşamasına yol açmıştır. Bir gece Gambino’ya karşı kendini koruyan Guts, onu öldürür. Ve ardından, tek başına, hiç kimseyle bağ kurmadan veya bir ekibe dâhil olmadan savaş meydanlarında yaşamını sürdürür. Ta ki o güne kadar…

Golden Age Arc: Dostluk, Hayal ve Ayrılış

Guts’ın yolu, Şahin Takımı adı verilen bir çete tarafından kesilir. Bu ekibin lideri Griffith’tir. Aslında çok kalabalık ve tecrübeli olmaktan uzak olan bu ekip, çoğunun gençlerden olmasına karşın pek çok başarı elde etmiştir. Çünkü Griffith tam anlamıyla karizmatik, hatta kimi yerlerde ilahi bir liderlik personası sergilemektedir. Savaşçılık yeteneklerini ilk anda fark ettiği Guts’ı ekibine dahil etmek ister. Teklifini kabul etmesi için Griffith ve Guts arasında bir düello gerçekleşir ve sonucunda Griffith çok rahat bir şekilde galip gelir.

Berserk

Guts, hayatında ilk defa bir aile ortamı hissedeceği, birilerine güveneceği bir ekibe dahil olur. Burada Judeau, Pippin, Rickert gibi dostlarla tanışır. Tabii bir de Casca vardır; başta Guts ile arasında çoğu zaman pasif, kimi zaman aktif bir çatışma olan ama daha sonraları yerini aşka bırakacak bir ilişki kurduğu karakter. Lakin aynı zamanda da obsesif bir şekilde Griffith’e hayranlık duyan “Casca”.

Zamanla Guts, Şahinler Takımı’nda yardımcı kaptanlığa kadar yükselir. İlk defa kendini bir yere ait hissediyor gibidir. Ama Griffith’in bir söylemi vardır:

Benim görüşüme göre, gerçek bir dost asla bir başkasının hayaline bel bağlamaz. Gerçek bir dost olma potansiyeline sahip biri, yaşamının anlamını benim yardımım olmadan bulabilmelidir. Ve o kişi, hayalini korumak için yüreğini ve ruhunu ortaya koymalıdır.

Berserk

Bu söylem, Guts’a tüm Şahinler Takımı’nın Griffith’in hayaline ulaşmak için kürek çeken piyonlardan farklı olmadığını düşündürür. Ama Guts diğerlerinden farklıdır; sürekli falezlere vurmaktan yorulmayan hırçın bir dalgadır. Griffith onu dostu olarak göremez ama görmelidir. Bu sebepten ekipten ayrılmaya karar verir. Griffith buna izin vermez; çünkü onun için Şahin Takımı üyeleri bilinçleri ve seçimleri olan kişiler değildir. Bunun devamında, ilk sefer gibi düelloya davet eder. Ama Miura, fantastik bir eser de olsa evren içinde tutarlılığı sabit tutar. Bunca zaman savaşan, antrenman yapan Guts, uzun zamandır bürokratik meselelerle uğraşan liderini kolayca alt eder. Ve Guts kendi yoluna gider.

Eclipse Ritüeli: Modern Bir Kurban Anlatısı

Bu noktada, ilk defa böyle bir yenilgi alan Griffith bunu kaldıramaz ve tam bir Narsistik Yaralanma haliyle pervasızca davranarak kendisine ilgi duyan prenses ile birlikte olur. Devamında muhafızlar tarafından yakalanır ve Midland Krallığı’nın zindanlarında bir sene boyunca işkence görür. Burada bahsedilen işkence gerçek anlamda bir eziyet halidir. Dili, el ve ayak bileklerindeki tendonlar — hepsi kesilir. Ama öldürülmez; yavaş yavaş psikolojisini de parçalamaya devam ederler.

Berserk

Bu süreçte Guts, kendi hayali uğruna kılıç antrenmanı yapmaya devam eder. Şahin Takımı ise kaçak durumdadır. Guts, tüm bunları öğrendikten sonra dostlarına yardıma gider. Ekibe Casca liderlik etmektedir. Tüm bu olanlar, Guts ve Casca arasındaki kendilerinin oluşturdukları sınırları kaldırır ve birlikte olurlar. Ekip, Griffith’i kurtarmayı başarır; lakin bu başarı onları daha da kötü bir ruh haline iter. Kurtardıkları kişi, bildikleri Griffith değildir. Tüm bunların devamında Tutulma adı verilen olay gerçekleşir. Griffith’in çocukluktan beri boynunda asılı olan bir kolye vardır: Beherit. Üzerinde yüz olan bu kolye bir anda ağlamaya başlar ve farklı bir boyut ile tanrısal karakterler ortaya çıkar. Aslında bu, God Hand’in düzenlediği ritüeldir. Griffith’e bir teklif sunulur: Tüm Şahinler Takımı’nı feda etmesi karşılığında ona aralarında yer teklif edilir.

Griffith, tüm dostlarını feda eder ve her bir üye “damgalanır”, God Hand’in havarilerine kurban edilirler. Bunun üzerine Femto’ya dönüşen Griffith tanrısal bir hâl alır. Tüm bu olayların ardından Guts ve Casca hayatta kalır sadece. Belki de Griffith, içindeki son insanlığı da öldürmek için Guts’ın gözünün önünde Casca’ya tecavüz eder. Bu noktadan sonra Casca’yı ve Guts’ı Skull Knight adlı karakter kurtarır. Casca aklını kaybeder, Guts ise Griffith’ten intikam almak için yolculuğuna başlar.

Berserk

(Tüm bu anlatılanlar, Berserk adlı manganın sadece “Golden Age Arc” adlı kısmını karşılamaktadır. Hikâye hâlen devam etmektedir.)

Kentaro Miura’nın Panel Estetiği

Hikâyenin yanında Kentaro Miura’nın destansı çizim tarzından da bahsetmek gerekmektedir. Berserk ve diğer eserlerindeki panellerine bakıldığı vakit, detaycılığı okuyucuyu derinden etkilemektedir.

Kentaro Miura’nın manga serisi Berserk (1989–günümüz), büyük ölçüde Geç Orta Çağ ve Rönesans dönemi Avrupa’sını temel almaktadır. Ancak yazar, çok daha geniş bir referans yelpazesine dayanmıştır. Bunlar arasında Romantizm ve Gotik türle ilgili referanslar en önemli yer tutmaktadır 

de Souza & de Olıveıra, 2023

Ayrıca orta çağ ve gotik tarzı sentezlerken panellerindeki ince detaycılığı tüm okurların dikkatini çekmektedir. Bugün bilinen Souls oyunlarının neredeyse tamamı, Hidetaka Miyazaki’nin kendisinin de aktardığı üzere, Berserk temasından esinlenmiştir. Sapkowski, “Geralt of Rivia” karakterini yaratırken fiziksel olarak Michael Moorcock’ın Elric karakterini referans aldıysa da, karakterin kişilik yapısı açısından Guts’tan benzer izler taşır.

İbrahim ve Guts’ın İnanç Mücadelesi

1843 yılında Søren Kierkegaard “Frygt og Bæven”, yani “Korku ve Titreme” kitabını yazdı. Kitapta düşünür, İbrahim Peygamber’in oğlu İshak’ı ( İslami kaynaklarda İsmail)  kurban etmesi üzerinden inanç kavramını analiz etmektedir. Bu eserde Kierkegaard, hakikatte İbrahim’in en başından beri oğlunu feda ederken onu aslında geri kazanacağına inandığını öne sürer:

Baştan beri o inanca sahipti; Tanrı’nın İshak’ı ondan gerçekten istemeyeceğine inanıyordu. Ancak yine de, eğer gerçekten isteniyorsa, onu kurban etmeye hazırdı. İnsani hesaplamalarla açıklanamayacak, saçma olanın gücüne inanıyordu; çünkü Tanrı’nın hem ondan bunu istemesi hem de sonra bu isteğinden vazgeçmesi akla aykırıydı. Dağa tırmandı, bıçağın parladığı o anda bile Tanrı’nın İshak’ı ondan istemeyeceğine inanıyordu. Elbette sonucundan şaşkına döndü ama o, ‘çifte hareket’ (double movement) ile orijinal konumuna geri döndü — ve bu nedenle İshak’ı ilk seferinden çok daha büyük bir sevinçle tekrar elde etti.

Søren Kıerkegaard, Fear and Tremblıng

Burada bahsedilen ‘çifte hareket’ (double movement), gerçekten de isminden anlaşılacağı üzere iki katmanlı bir eylemdir. İlki, Sonsuz İstifa Hareketi’dir (Movement of Infinite Resignation). Birey, çok sevdiği, değer verdiği — belki de en kıymetli — şeyinden vazgeçer. Lakin asıl mühim olan, ikinci aşamaya geçebilmektir. Çünkü burası, Kierkegaard’a göre,  “iman” gerektiren bir kademedir: Absürd’e inanmak, yani İbrahim’in yaptığı gibi, vazgeçerken içten içe onun geri döneceğine inanmaktır.

O [İbrahim] her şeyden sonsuzca vazgeçti ve sonra her şeyi absürtün gücüyle geri aldı.

Søren Kıerkegaard, Fear and Tremblıng

Burada iki farklı şövalye tasviri vardır. İlki “Estetik Şövalyesi”dir (Knight of Infinite Resignation). Bu şövalye, İbrahim gibi oğlunu feda etmeye hazırdır. Ama onu ayıran bir nüans vardır: Geri kazanacağına veya yolun tekrar kesişeceğine dair inancın olmamasıdır. Bu hareket, daha çok felsefi bir harekettir. Birey, öz iradesiyle kendini disipline eder ve bu eylemi gerçekleştirebilir. Diğeri ise “İnanç Şövalyesi”dir (Knight of Faith). Burada, absürde olan inanç ve “iman” sayesinde birey, tekrar vazgeçtiklerine dönebileceğine inanır.

Berserk

Berserk için iki ana karakterimizi de bu şövalyelerle ilişkilendirebiliriz. Guts, Band of the Hawk’tan ayrıldığı, dostlarından vazgeçtiği zaman aslında onların arasına döneceğine inanıyordu. Griffith’e karşı çıkarak kendi hayali olan bir adam oldu; Griffith’in dostu olabilecek biri. Yani, ondan vazgeçerek onun dostu olacağına inandı.

Veyahut Guts, seri boyunca bir anti-hero olarak hareket eder; kimi zaman küçük bir çocuğu, kimi zaman da acımadan yüzlerce insanı öldürür. Ama tüm bunlara rağmen Guts, seride en “insan” karakterdir. God Hand, iblisler gibi pek çok insanüstü şeyle savaşır. Giydiği Berserk Zırhı, onun inanılmaz acılara dayanarak insanlığını unuttuğu bir ruh hâline dönüştürür. Ama Guts’ın insanlığından sonsuz vazgeçişi, aslında onun ilk defa insan hissettiği ana döneceğine olan inancından gelmektedir: God Hand’i alt edip Casca, Puck ve dostlarıyla tekrardan insanlığın sıcaklığını yaşayabileceği anlara…

Öte yandan Griffith için durum biraz daha komplike bir hâldedir. Tutulma (Eclipse) sırasında tüm Band of the Hawk’tan vazgeçmiştir; bu tam anlamıyla bir sonsuz vazgeçiştir. Ancak ilerleyen sayılarda Griffith, insani bir bedene ihtiyaç duyduğunda Guts ve Casca’nın anormal çocuğunu konak olarak seçer. Onlarla vakit geçirir. Kendi formuna dönüp oradan ayrıldığı panelde ağladığı gözlenir. Bu, her şeye sahip olan Femto’nun onlarla geçirdiği eski zamanlara hasret duyduğu şeklinde yorumlanabilir. Belki de onları feda ederken bile tekrardan buluşacaklarına dair bir inancı vardı. Bu şu an çok güçlü bir iddia olmamakla birlikte, serinin devam ettiğini de unutmamak gerekmektedir.

Berserk

Toparlamak gerekirse, Kentaro Miura, 2021’deki vefatına kadar tüm dünyalardaki okuyucularına 33 yıllık destansı bir yolculuk sunmuştur. Daha önce kimsenin alışık olmadığı gotik bir tema, dostun ihaneti, Golden Arc sırasında sergilenen altüst edici anlatı (subversive narrative) tarzı ve şu ana kadar çıkan 43 ciltlik anlatısındaki trajik gerçekçilik, daha önce okurların bu denli kompleks şekilde deneyimlemediği konulardır.

Kaynaklar:

Kierkegaard, S. (1985). Fear and trembling (A. Hannay, Trans.). Penguin Books. (Original work published 1843)

John Lippitt, Routledge Philosophy Guidebook to Kierkegaard and Fear and Trembling (London: Routledge, 2003).

Miura, K. (1989–2021). Berserk (Vol. 1–40). Hakusensha.

İlginizi Çekebilir!
20. Yüzyılda Bir Yabancı: H.P. Lovecraft